Hakkımda

Gökay Kutlu KOÇAK
Babası Tıp Doktoru, annesi Maliye’den emekli, ablası İngilizce Öğretmeni.

Aslen Uşaklı, İlköğrenimini Gazi Mustafa Kemal İ.Ö.O.’ da tamamlayıp, Orhan Dengiz Anadolu Lisesi’nde yoluna devam etmiştir. Şimdilerde Balıkesir Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği’nde okumaktadır.. Kendini bildi bileli varolan bilgisayar tutkunluğuna lisede merak saldığı basketbolu eklemiş ve lise yıllarında aldığı müzik eğitimini üzerine koymuş, boylece bu üçlüyü hayatı için vazgeçilmez hale getirmiştir. Elektronik konusunda oldukça ilgili, 2 çok değer verdiği hocasının izinden kararlılıkla gitmektedir. Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünü çok seviyor. Bunun yanı sıra üniversite organizasyonlarında, kulüp aktivitelerinde etkin roller üstleniyor.

Emek, şevkat ve mutluluk ile yetiştirilen bu çocuk, hayatının en değerli 3 insanını; üstadını (Babası), yüreği yanık anasını, canı, ciğeri herşeyi olan nazlı ablasını çok sevmekte..

Prensesi de hayatındayken deymeyin keyfine. Sevdiğine aşkla tutkuyla bağlanan, ona değer veren, mutlu eden bir erkek aynı zamanda..

printf(lcd_putc,”Hersey; Denizi, insani sevmekle baslar..”};

Hayata pozitif ve gülen gözlerle bakmayı kendine ilke edinmiş durumda. Hiçbir zaman olaylar karşısında olumlu düşünmekten vazgeçmiyor ve hiçbir zorluk onu kolay kolay yıldıramıyor. Girdiği ortamlara kolayca adapte olabilme yeteneği ile övünüyor. Birazcık çenesi düşüktür ama, yinede ağzı iyi laf yapar derler.
Sevdiği yazarlara gelirsek: Halikarnas Balıkçısı, Azra Erhat, Dan Brown… Okumayı seviyor, kişisel gelişim ve hayata dair anekdotlar içeren kitaplari, mitoloji denemeleri,  ve içinde teknoloji barındıran herşeyi okumaya bayılıyor.

Müzik hayatının önemli bir parçası demişken; Yaşar, Tracy Chapman, James Blunt, Pink Floyd, Eagles, Creed, Gibsy Kings, Grup Gündoğarken, MFÖ, Şebnem Ferah, Teoman, Musa Eroğlu, Neşet Ertaş, Cengiz Özkan dinliyor ve elinden geldiği kadar da bağlamasıyla veya gitarı ile eşlik ediyor.
Yapmaktan zevk aldığı eylemlerden bahsedecek olursak; gezmek, görmek, gezmek, görmek, gezmek, görmek diye giderken araya şunlarıda sıkıştıralım: Devreler ile boğuşmak, lehim kokusu ile sarhoş olmak, fotoğraf çekmek, müzik yapmak, arkadaşlarıyla sohbet etmek, bilgisayar ile boğuşmak (şüphesiz), film izlemek ve tekrar gezmek görmek gezmek görmek (tabii ki aylak aylak gezmek değil.)

Kendisi hayli hiperaktif olduğundan tüm bunları yapmak Gökay’a yetmiyor geriye kalan enerjisini ise basketbol oynayarak ve yüzerek harcıyor.

Birazcık daha detaya girip olayı hikaye haline getirirsek ortaya şöyle bir şey çıkabilir: Nescafe sever, C2H5OH sever, çikolatalı her şeyi sever, jelibon ve türevlerine bayılır, yazı yazmayı sever, internette dolanmayı sever, slow muzik sever (soft adam), mitoloji ile ilgilenmeyi sever, hayvanları sever, gitarını sever, bağlamasına aşıktır, LED leri sever, sinemaya gitmeyi sever… Sevmek onun işi gibi oldu, sevmediği şeylerde var ama… Boş konuşanı sevmez, sigarayi sevmez, disiplinsizliği sevmez, sözünden dönenleri sevmez, çok fazla simetrik nesneleri sevmez, metal muzik sevmez, kuskus sevmez, sarımsak soğan hiç sevmez… Neyi sevip neyi sevmediğini anlatmakla çok fazla bir yere varamayacağını anlar ve şöyle toparlar:

Belki hayata gözlerini açtığında ilk olarak bilgisayarı görmedi ama bilgisayar ile tanıştığında 2 yaşındaydı. Bu nedenle gerek mühendislik yetisini elektronik projeleriyle birleştirerek, gerekse hobi olarak yaptığı programlama becerisini kullanarak bilgisayarları hayatının her anını kolaylaştırmak ve hızlı sonuç almak için kullanıp alanında tek olmak ve başarılı işlere imza atmak başlıcahedefi haline gelmiştir. Kısaca hedefi joker karakter olmaktır diyebiliriz.